Su ve Bitki Sağlığı

Suyun bitkideki işleyişini ve görevini daha önce ‘Su, Bitki, Toprak Üçgeni’ yazımızda anlatmıştık. Su ve bitki ilişkisi ile ilgili yanlış anlaşılabilen bazı durumlara değinmek istiyoruz. Bunlardan ilki bitkilerin su isteyip istememesi durumudur. Bitkilerin su ihtiyacının bitkinin isteği ve iradesine bağlı olmadığını hatırlatmak isteriz. Bitkilerin su tüketiminin tamamen fiziksel yasalar çerçevesinde gerçekleştiğini aynı yazıda söylemiştik. Yeşil yapraklı her bitki hayati idamesini devam ettirecek olan enerjiyi fotosentezle sağlar. Fotosentez için yapraklar su buharlaştırmalıdır. Bu yüzden bitkide su akışının azalması enerjisinin düşmesiyle sonuçlanır.

Su Sevmeyen Bitki Var Mı?

“Domates suyu sevmez”, “falanca bitki çok su istemez”, “çiçek açana kadar su verilmez” gibi söylemler maalesef doğru bilinen yanlışlardır. Güneş ışığının olduğu her an bitkiler fotosentez yapar. Bu yüzden yeşil yapraklı bitkilerin günlük olarak ihtiyaç duydukları bir su miktarı vardır. Bu miktar hesaplanabilir ve mümkünse ölçülü bir şekilde bitkiye belli oranda mutlaka verilmelidir. Yani imkânlar dâhilinde toprağın su tutma kapasitesine bağlı olarak belli aralıklarla mutlaka sulama yapılmalıdır.

Bitkilerin susuzluğa duyarlı ya da dirençli olma karakterleri elbette vardır. Ancak bir bitkinin susuzluğa dayanıklı olması onun sulanmayacağı anlamına gelmez. Eğer varsa, su bitkiyle paylaşılmalıdır. Çünkü su yalnızca verimi değil bitkinin hastalık ve zararlılara karşı direncini de yükseltir. Bitki hastalık durumuna karşı daha hızlı mücadele eder ve kendini daha çabuk iyileştirir.

adsız tasarım (6)
Su Bitkiye Zarar Verir mi?

Bu konuyla ilgili ilk önce sulama suyunun kalitesine bakmamız gerek. Ancak bunu başka bir yazıda ele almak, bu yazıda su ve bitki arasındaki ilişkiye odaklanmak istiyoruz. Sulama suyunun kalite durumu dışında su, toprağın çamurlaşmasına neden olduğu durumlarda bitkiye zarar verebilir. Salma sulama koşullarında toprağın üst kısmı (özellikle ağır bünyeli topraklarda) belli bir süre çamur halini alabilir. Birkaç saatlik bu çamur hali bitkiye zarar vermez. Toprağın çamurlu halinin en az birkaç gün boyunca korunması gerekmektedir. Bunun dışında su bitkiye asla zarar vermez.

Suyun bitkiye zarar verebilmesi için drenaj koşullarının kötü olması ya da taban suyunun yüksek olması gerekir. Aşırı sulama durumlarında dahi toprağın drenaj koşulları iyiyse, toprağın su çekme karakterine bağlı olarak su daha derin bir ıslatma deseni oluşturacağından bitki yine de zarar görmeyecektir. Örneğin, damla sulamada teknik olarak toprağın su tutma kapasitesinin %30’unun kullanılmasına izin verilir. Yani toprak %70 oranında hep sulu kalmaktadır ve bu bitkiye zarar vermemektedir. Eğer su bitkiye doğrudan zarar vermiş olsaydı, bitkinin su içinde yetiştirildiği hidroponik yöntemler sağlıklı sonuçlar vermezdi.

Aşırı sulamanın bitkiye zarar verme belirtisi köklerde çürüme ya da yapraklarda kuruma şeklinde kendini göstermez. Kökler havasız kaldığı için işlevini yitirecektir ve suyu iletemeyecektir. Bu yüzden bitki fotosentez yapamayacak ve yapraklar önce zayıflayıp sarkacak sonra da solmaya başlayacaktır. Bitki zamanla ölecektir.

Bunun dışında:

  • Su, kökleri çürütmez, kökleri çürüten mantar ya da bakteridir
  • Su, yaprakları kurutmaz, yaprakları kurutan hastalık ya da besin eksikliğidir
  • Su, çiçek dökmez!

Belli bir süre su verilmeyen bitkiye su verilmeye başlandığında bazı olumsuz belirtiler ortaya çıkıyorsa burada su sorun çıkaran değil, sorunu ortaya çıkarandır. Çünkü sulama yapıldığında bitki, ihtiyacı olan enerjiyi üretmeye başladığından tüm sistem çalışması gerektiği gibi çalışmalıdır. Eğer sistemde sorunlar varsa bu belirtiler doğal olarak ortaya çıkacaktır, çünkü sulama yapılmadığı zamanlar bitki zaten zayıftır ve sorunların üstü örtülüdür.

Sonuç olarak su, kalite durumu dışında bitkiye kolaylıkla zarar verecek nitelikte değildir. Özellikle meyve ağaçlarına susuzluğu öğretmek gibi bir durumun da söz konusu olmayacağını belirtmek isteriz. Kök gelişimi için arada bir su vermemek gibi manipülatif uygulamalar yapılsa da verim için fotosentez devamlılığını sağlamak önemlidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir